Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

26 Nisan 2013

soğuk kanlı aşık

İşte başladık yine. Daha önce bıraktığımız yerden devam ediyoruz.
Yani yine eskiden olduğu gibi çocukça küsmeler, kızmalar, ufacık şeyler yüzünden büyüyen tartışmalar sırasındaki küfürleşmeler ve sonrasında kapıyı çarpıp anamızın ammına gidercesine çekip gitmeler.
Oysa öküz herif'e neden döndüğümü de bilmiyorum. Acaba yalnız olduğum için mi, büyüdükçe yalnızlığa daha az dayanabildiğim için mi döndüm, yoksa gerçekten onu seviyor muyum? İşte bu çok belirsiz. yani ne bok yediğimi bilmiyorum..

Bilmiyorum işte. Bilmediğim tek şey de bunlar değil; acaba o beni anlamamasına rağmen, anlar gibi davrandığı için mi, yoksa onunla saatlerce konuşmamıza rağmen en sonunda sanki hiçbir şey konuşmamışız gibi yeni bir konu açıp rahat rahat konuşabiliyoruz diye mi döndüm ona. Kimbilir belki onunla rahatça sex yaptığımız için de dönmüş olabilirim. Belki de o son ayrılmamızda bana "seni seviyorum, ama nasıl belli edeceğimi bilmiyorum" deyip sarılmaya kalkıştığı için de tekrar dönmüş olabilirim. Yani bilmiyorum işte. Zaten kafam bi milyon, ama pazarlıkla daha ucuza gidebilir..

Önceki hafta barıştık yine ve değişen tek şey; daha az sex yapıyoruz. Bunu o da söyledi. Aslında ilk olarak o söylediği için fark ettim. Oysa daha önce 4 duvar arasında her yalnız kaldığımızda soyunup işimize bakardık. Şimdi ise bende kaldığı zamanlarda ya sarılıp uyuyoruz, ya da işte yatağın en uç noktalarında farklı rüyalar görüyoruz.

Zaten genel anlamda da eskisi gibi pek sık kalmıyor bende. Hatta bazen birbirimizi günlerce hiç arayıp sormuyoruz bile. Bunda benim de artık soğuk kanlı bi aşık olmamın etkisi vardır elbet. Zaten suçu sadece ona atmak, çok canice olurdu.

Ama işte "madem o aramıyor, ben niye arıyım" diye basitçe düşünüp aptal bi cool'luğun ruh haline bürünüp aramıyorum, sormuyorum. Geçenki konuşmada bu konuya değinip "çok değişmişsin. ama bi insan 4 ayda bu kadar değişebilir mi aklım almıyor" dedi. Şaşırır gibi yapıp; "evet çok değiştim. ama zaten arasam ne olacakki, nasılsa sen yine yorgunsun, yine müsait değilsin ve kendini bi an önce eve atıp duş alman lazım. bu yüzden arayıp sormama, seninle buluşmak için planlar yapmama gerek yok. bunun yerine planları artık sen yap, buluşmak istediğinde söyle buluşalım, gelmek istediğin zaman benim davet etmemi bekleme çık gel. olması gereken bu. bende bunu artık kabullendim.." dedim, o da "haklısın" demekle yetindi.
Oysa haklısın kelimesini beklemiyordum, en azından "bende değişeceğim, artık ben arayıp soracağım, buluşma planlarını ben yapacağım" demesini bekliyordum. Ama demedi. Canı sağolsun.

3 yorum:

PoLLy dedi ki...

ooof of.. senin bu dolap beygiri gibi aynı eksende dönmelerin, bumerang gibi aynı yere düşmelerin beni benden alıyo be hayat erkeği..
ben sana önceden de söyledim.. sürekli özlemeye alıştığın adamın yanında olması garip gelecek, sürekli kavga ettiğin adamla normal konuşmayı beceremeyeceksin diye..
git geller eskitiyor insanı, kendimden biliyorum..
en güzeli uzak durmak.. valla bak..

Adsız dedi ki...

İlişkinin ömrü kadardır ayrılık süreci de. Bunu bilir bunu söylerim. Üç yıl mı ilişkin oldu, ayrılık süreci de üç yıl oluyor anasını satiim. Bu yüzden aslında tam da dikiş tutturamamışken bırakıp gitmek de öyle kolay olmuyor, sünüyor lastik gibi. Hoş hemen bitse ne olacak sanki skinin dibinde yeni bir aşk mı filizlenecek, yok öyle bi şey. Zaten ilişki takvimine baktığında bitmesini düşündüğün ilişkinin bile öyle pat diye başlamadığını, yıllarca birbirini tımar etmek ve adam etmek gibi süreçlerden geçtiğini görüyor, insan yeni bir başlangıca üşeniyor ne yazık ki. Sizinki de o hesap, bi başkası için üşeniyorsun zaten bunun hakkını verememişken bir başkasına yeniden başlamak koyuyor. Arada bi şeyler oluyor bi başkası ile ama dikiş tutturmak zor işte. Siz birbirinize sırtınızı tam olarak dönemediğinize göre bi başkası kesinleşene kadar birbirinize yatak arkadaşı olacak ama aşkı unutacaksınız.

sabayat dedi ki...

hakkaten adamı çıldırttın sen yaa ve benide... seni bilmem ne zamandır takip ediyorum sessizce okuma taraftarıyken yanında olmam gerektiğini hissediyorum ondan yazıyorum yayınlamasan da olur oku yeter...sen cidden çooook kaprislisin ve çoook naif bi ruhun var bu beni korkutuyor farkındamısın bilmiyorum ama en çok sen kendini kırıyorsun ve kırdırıyorsun ADAM ÖNEMSEMESE SANA DÖNER Mİ? KUSURA BAKMA AMA ASIL ÖKÜZ SENSİN...KARIM OLSAN SENİ BOŞARDIM YOK LAA NE BOŞAMASI İKİ TOKAT ATAR KENDİNE GETİRİR VEE AŞKIMA İNANANA KADAR KEMİKLERİN İNCİNENE KADAR SANA SARILIRDIM