Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

17 Şubat 2013

saldım siki daşşağı, bakalım ne olacak

Doğrusunu söylemek gerekirse; neler olduğu konusunda bi fikrim yok ve daha doğrusu şu ki; artık hiçbir şey hakkında bi fikrim olmasını da istemiyorum.
Bilmiyorum yani. Bazen sanırım kendi belamızı kendimiz buluyoruz. Kendi kendimize acı çektirmek için birini bulup kalbimizi eline tutuşturuyoruz, o kalbimizi sıkarken bizde bunun adını "aşk yaşıyorum owww yeeeaah" koyuyoruz. Oysa koyduğumuz tek şey kendi götümüz, işte bunu iş işten geçince anlıyoruz.

İş işten geçince anlıyoruz dedim de, bugünlerde eski salaş hayatıma döndüm. Yani artık birileri için üzülmediğim ve sadece hımmm güzelmiş dediğim günlerdeyim. "yani" kelimesini biraz daha açmak gerekirse; aslında öküz herif'le olan ilişki şeysine öylesine "evet" dedim ve gerisini ona bıraktım.
Zaten daha önce sürekli onun peşinde koşup nefes nefese kalmaktan yorulmuştum. Aslında boşuna yormuşum kendimi, çokda sikindirik biriymiş. Değmezmiş şimdi daha iyi anlıyorum. Ama anlamam için sikindirikliğinden emin olmam gerekiyormuş, işte bunu biraz geç farkettim.

Durumun özeti şuki; geçen hafta onun ısrarıyla tekrar deneyelim dedik ve başladık. O gece hoşbeş, muhabbet derken sonrasında herkes kendi evine gitti. O gün bugündür hala görüşmüş değiliz, hatta son 3 gündür mesajlaşmıyoruz da. Sebebi hakkında bi fikrim yok. Aslında doğrusunu söylemek gerekirse bi fikrim var ama dillendirmek, benim kendimi onun karşısında daha değersiz hissetmeme neden olacağı için dillendirmiyorum.

Yani dillendirmesem dedim ama, aslında hep kendimden saklamışım. Dillendirmesem dememin nedeni ise, şimdi emin olmamdan kaynaklanıyor. Çünkü o beni hep onun peşinde koşturan biri olarak görüyor ve hatta benim onsuz yaşayamayacağımı falan da sanıyor olabilir. Çünkü ben gerçekten öyleydim. Heleki buluştuğumuz an da ona bi sarılırdımki dersin sanki 40 yıldır buluşmuyorduk. Ama naaapıyım ben öyleyim işte. Birini sevince, sadece onun için yaşayıp duruyorum, onun uydusu falan oluyorum.  Böyle bi kendimden geçiyorum, taaaaki donsuz göt gibi açıkta kalıncaya kadar.

Ama artık bu son deneme aşamasında karar verirken düşündümde, bu sefer peşinde koşturmayacağım, sürekli buluşalım, sürekli yiyişelim ısrarlarında bulunmayacağım. Madem beni sevdiğinden emin olduğunu ve tekrar denemek istediğini söylüyor, bu sefer kendimi salayım da bakalım o ne yapıyor dedim ve saldım kendimi.

Ama canım benim salmak dedim de, o da 3 gündür mesaj bile atmıyor, zaten o tekrar deneyelim gecesinden bu yana birbirimizin yüzünü bile görmedik. Hatta bugün 7inci gün oldu ve hala adam da tık yok. Ama whatsapp'de sürekli çevrimiçi görünüyor, sürekli birileriyle yazışıyor, yani ölmediğinden ve başına bir şey gelmediğinden eminim. bana ise bi selam bile vermiyor. Bende bu sefer kendi kendime söz verdiğim için kılımı bile kıpırdatmıyorum. Hani kılımı kıpırdatsam gider o telefonu alır götüne sokarım da işte dedim ya, yok bu sefer ben iyice salcam siki daşşağı, bakalım o ne yapacak.

Gerçi o bi sikim yapamaz. O sadece beni boş zamanlarında eğleneceği, canı isterse zaman ayıracağı bir orospusu gibi görüyor. ve bu durum canımı fena sıkıyor. Çünkü hiçkimse gibi bende böyle davranılmayı haketmiyorum. Ama bazen azcık daha sbretmek gerekir. En azından emin oluncaya kadar, ondan sonra da sanırım koyucam götüne tekmeyi ve bi daha da siktin sene dönüp bakmıycam. hahahayt tutmayın beni.

4 yorum:

Çürük Vişne* dedi ki...

Bazen salmak güzeldir :) Ve bu ortamda gerçekten aşk denen şey var mı ? Bi sonumuz var mı ? Bunu kendime sevgilimden ayrıldığımdan beri sorguluyorum ne aşk gördüm ne son. Boşa çırpınıyoruz. Boşa acı çekiyor, boşa koşuyoruz.
(o.O)

wimparella dedi ki...

yapıcağın şey belli aslında son kez hünerlerini gösterip bir daha aramıyacaksın bu kadar. onu unut ya da değmez tarzı şeyler demiyorum. bir sik nasıl başlarsa öyle gidiyor ama insanların değişebiliceğini ve kaçan ve kovalanın yer değiştirebiliceğini göstermezsek sik sadece sik olarak kalmaya devam ediyor.

ASİ YAPINCAK..... dedi ki...

öncelikle helal olsun diyorum sana heytt bee,valla canım en doğru kararı verdin,bırak yahu biraz da o koşsun peşinden,o çağırdığında değil sen çağırdgında gelsin artık,bulmuş snein gibi bir aşığı daha ne istiyor salak.(salak dedim ama sinirlendim yahu )sakın kararından vazgeçme,biraz sabır ve biraz zaman,inan zamanla herşey geçiyor,istediği kişilere msj çekiyorda senimi unuttu..azck o seni merak etsin...dogru yoldasın hayat erkegi:)sevgiyle kal...

Kaan Arer dedi ki...

Aşk tanımına bayıldım.