Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

27 Ocak 2013

içimizde kocaman bi karadelik var

Eski kafa karışıklıklarım, dengesizliklerim yine had safhaya ulaştı. Adeta kendimden geçtim, her gün birileriyle tanışıp ya saxolaşıyoruz, ya da fuck'laşıyoruz. sonrası ise işte bildiğin gibi, bir daha selam yok.
Yalan olmasın bazılarıyla 2-3 gün üst üste görüşmelerimizde olmuyor değil. Oluyor valla. Ama sonra işte bırakıyoruz yine kendimizi. Çünkü bir şeyler eksik oluyor, bir şeyler eksik yaşanılıyor. bir şeyler'in aslında tek bir adı var o da; AŞK.
Yani aşk eksik olunca şehvetle sevişmenin skoru en fazla kaç olabilir ki? Aşk yoksa uzatmanın anlamı yok. Hem zaten hayatlarımız yalnızlıktan dolayı yeterince kalabalıkken, sırf biriyle sex yapmak için görüşmeye devam etmek şimdilik çok fazla geliyor bana. Bence sikişmek için aranmaya gerek yok, osbir çekmek yeter de artar bile. En azından bedenin, yerine sadece avuç için kirleniyor.

İçimizde kocaman karadelikler var sanki. Çünkü insanları yutarcasına tanışıp bir daha görüşmemek üzere arkamızda bırakıyoruz.
Oysa insanlarla bi daha buluşmamak üzere tanışıyor değilim. Hatta hayatıma girip bi daha çıkmasınlar diye tanışmaya kalkışıyorum. ama sonra bi bakıyorum, ne fotoğraftaki adamdan eser var, ne de konuşmalarımızdan..
Hani yazışırken arayışlarımız aynıymış gibiyiz, sanki hep kandırılmış, hep aldatılmış, hep yüzüstü bırakılanlardanmışız gibi. Ama işte buna rağmen, bazılarıyle işi ilerletip yattıktan sonra bi bakıyoruzki; karşımızdakini bi an önce sepetlemenin yollarını arıyoruz..
Böylece farkında olmasakda; aslında yüzüstü bırakan da, terkeden de, karşımızdakini kandıran da bizden başkası değil. İşte bu kadar kancığız. Suçu başkasına atıp, kendimizi temize çekiyoruz. Ne kadar temiz olduğumuz anlata anlata bitiremiyoruz. Bizden başka herkes yalancı dolancı, bizden başka herkes sex peşinde güya. Oysa içimizdeki o karadelik, göt deliğimizden başkası değil..

1 yorum:

xcoach dedi ki...

o kadar delikleri kapatmak elinde tatlım.

istemekle alakalı.

karar vermenle alakalı. sen ne istiyosun, nasıl bir hayat yaşamak, nasıl bir çevrede bulunmak...

günübirlik seks maceraları mı yoksa uzun süreli hoş birliktelikler mi?