Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

9 Aralık 2012

bitti diyorsun ama bitmiyor. her şey dönüp dolaşıp götünde patlamak istiyor

Olmuyor. Terkettim demekle hiçbir sikim olmuyor.. Terkettim derken aslında kendi başına karar almış olduğun için olmuyor. Ama aslında öyle değil, çünkü çok fazla uğraştım onun için, gece gündüz peşinden koştum, defalarca bana zaman ayırmadığı için ağladığım oldu. Saçma sapan yaşıyorum, adamı çok sıkıştırıyorum, belki kendi hayatına bıraksam kendisi döner bana, ama ben böyle sıkıştırınca o da bana dönmüyor, beni sevmiyor diye düşünüp onu kendi haline de bıraktığım oldu. Doğrusunu söylemek gerekirse, kendi haline bıraktığım zamanlarda beni hiç siklemedi ve yine arayan soran ben oldum.
Kararı tek başına almakla olmuyor dedim, ama aslında beraber almak da yetmiyor. Terketmek, birinin eskisi olmak veya birini eskitmek kolay olmuyor. Aslında kolaydı daha önceleri. Hani en azından bir kaç sevişmelik ilişkilerim için kolaydı. Ama işte öküz herif'le olmuyor bi türlü. Terkedemiyoruz, terkedilemiyoruz. Ben bıraksam o bırakmıyor, o bıraksa ben bırakmazdım. Aslında işin doğrusu şu ki, o beni hiç bırakmak istemedi, sadece ben onun hareketleri karşısında karar alıp bırakmak istedin, olmuyor böyle, olduramıyoruz, zorlamayaım dedim her defasında. Ama tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükanı misali, bizde her defasında döndük birbirimize.

Bugünlerde de olay böyle olmak üzere. Çünkü beni çok zorluyor, illa böyle bırakamazsın, bunun bir nedeni olmalı, sadece bitti demekle olmaz sebep ne diye diretip duruyor. Bense bana değer vermediğin için ayrılmak istiyorum diyorum ama inandıramıyorum. Çünkü bana gerçekten değer vermediğine o kadar eminimki, bunu ona nasıl anlatacağımı da bilemiyorum. Çünkü her defasında anlamıyor, hayır diyor, sebep bu değil, sebep kesinlikle başka biri olmalı diyor. Ben de bunun üstüne "evet sebep başka biri"  diyorum, ama o bu sefer "hayır bana doğruyu söyle" deyip duruyor.

Kaç gündür bu muhabbet dönüp duruyor aramızda. Dün gece yine aynısı oldu şöyle dedi ve başladı muhabbet;

-İki soru sorcam; değer vermediğimi nerden çıkardın ve değer vermek için ne yapmam gerekiyor. Kendime benzin döküp yakıyım mı ne yapıyım? hadi gerçek sebebi söyle, niye ayrılmak istiyorsun?
-Bugüne kadar her şeyi söyledim. Hiç bir zaman duygularımı, hissettiklerimi sen gibi saklamadım. Duygularımı açık açık söylediğim için suistimal edilmeyi de takmadım. ama artık sebep sebep deyip durmandan bıktım. sebep her ne ise sen bul. Çünkü hata her zaman karşındakinde olmayabilir. Eğer sebebi öğrenmek istiyorsan bana karşı olan genel davranışlarını gözden geçir, bana nasıl davrandığını iyice düşün, sebepleri bulacaksın.
-Gerçek sebebi söyle böyle uzatma. Hem olum daha ne yapıyım sana? Çok düşündüm taşındım ama gerçek sebep ne ise bulamadım. Sen söyle gerçek sebep her ne ise de saygı duyacağım, ama bana kalkıp "bana değer vermiyorsun, o yüzden ayrılalım" deme.
-Lütfen sus artık. aynı şeyleri konuşmaktan, aynı tekrarları etmekten bıktım. Hayatımda iyi biri olarak kalmanı istiyorum.
-Gerçek sebebi söyle, kaç gündür düşünüyorum zaten.
-Ha pardon sen hayatında arkadaş falan da istemiyordun değil mi?
-Küfür etmiyorum, sana 2 soru sordum.
-Soruların cevabı sende. Çünkü sen arkadaş da istemiyorsun, sen sadece istediğin zaman gidip yiyişebileceğin biri olsun, mır mır etmesin yeter diyorsun. Ama senin adına üzülmüyorum, çünkü etrafta istediğin zaman
 gidip yiyişebileceğin adam çok. Arkadaşa ihtiyacın olmasa da yalnız kalmazsın.
-Bu mu yani? Lan olm şimdiye kadar sadece yiyiştik mi? Hiç bi bir şey paylaşmadık da böyle diyorsun? Hem biliyorsun benim çalışmam yoğun ne yapıyım? İşi mi bırakıyım?
-Üff sana işi bırak diyen mi oldu? Ama sen gibi de karşımdakinin işini önemsememezlik etmedim. Onu basite alarak aşşağılamadım. Hep köle gibi peşinde koştum, ama bunu da hiç bir zaman sorun etmedim öyle değil mi? Sen böyle söyleyinceye kadar da bu konuda bir şey söylemedim.
-Kaç kere terkeden ve peşinden koşturan bendim değil mi?
-Sen mi koştun?
-Ben hiç bir şey yapmadım değil mi? Ulan yatakta götüm kanarken, canım yanarken bile sırf sen sikmek istiyorsun diye bir şey demedim.
-Deseydin öyleyse, niye demiyorsun? Ben canım yandığında sana demiyor muydum? Ne hissedersem hissedeyim her şeyi demedim mi? Madem götün kanıyordu, madem için acıyordu, niye o an söylemiyordun da şimdi söylüyorsun? ne bu zamansız ve zamansız olduğu kadar ucuz gereksiz basit duygu sömürüsü. ilgi mi çekmeye çalışıyorsun. Zamanında göstermediğin ilgiyi, şimdi görmeye hakkın yok.
-Tabii haklısın. sana hiç ilgi de göstermedim değil mi?
-gösterdin mi?
-göstermedim mi?
-Tabiki göstermedin. Ulan elin piçlerine gösterdiğin ilginin 10'da 1'ini bile göstermedin. Taksimde orospuçocuklarıyla sarmaş dolaş gezmeye utanmazsın, ama bana gelince ben elini tutmaya çalışsam bile "tanıdık biri görecek" diye söylenip başımın etini yersin.Üstelik bu yetmezmiş gibi beni eve sepetleyip, orospuçocuklarıyla otele giden gidip saatlerce seviştiğini de bana gururla anlatan sendin, bunun üstüne terkeden de bendim. Evet doğru ya, bizim daha önceki ayrılma sebeplerimizden biri de buydu. evet haklısın hep ben oyunbozanlık edip, seni gereksiz yere terkediyorum. çok haklısın çok
-Ya öff ilk aylarımızda yaşanan şeylerdi onlar, şimdi söylemen çok saçma
-Evet haklısın, çok saçma. Zaten allah beni saçma sapan yaratmış. Hem ya sen niye burda benimle yazışarak zaman geçiriyorsun ki, git ilgiyi elin piçlerine göster ben burda kenarda bekliyorum. kimseyi bulamazsan ben burdayım.
-Ya öff. Hem söylesene kaç aydır, kime ilgi göstermişim, senden başkasıyla oldum mu?
-bilmem. Ama bu tür olaylar beni nasıl gördüğünü, senin için ne kadar değerli olduğumu gösteriyor.
-ama bu dediklerin aylar önceydi, hem o zamanlar sen de yapmadın mı?
- ya allah aşkına saçmalama.  ne yaptım ki ben? hem geçen ayrılalım dediğim de bana "hayatımda yeteri kadar arkadaşım var, bir tane daha istemiyorum" diyen sen değil misin? Bu cümlen bile beni nasıl gördüğünü, senin için ne anlam ifade ettiğimin en açık tarafı ve üstelik en can acıtıcı olanı.
-Lütfen dürüst ol, lütfen diyorum. gerçek sebebi söyle
-Üstelik o gece seviştikten sonra kalkıp gitmen de cabası.
-Ya ama biz senle karı koca gibi olmuşuz. bu saatten sonra ayrılırsak nasıl arkadaş olacağız ki? senin aklına yatıyor mu?
-Yatıyor tabii niye yatmasın. insan değil miyiz? medeni insanları taklit edemezmiyiz? ama yine de keşke, boşalmadan önce gitseydin diyorum. en azından sana şimdi saygı duyardım.
-Ya benim ne halde olduğumu düşündün mü?
-Evet düşündüm. Gayet iyiydin. seviştik, osbirini çektin "hayatımda yeterince arkadaş var, bir tane daha istemiyorum" dedin ve giyinip gittin. senin için gayet kolaydı.
-ama ben o gece sabah kadar uyuyamadım. hem o gece sen son kez yapalım deyip, yapmak istedin, öyle değil mi?
-evet ben istedim, ama kafana silah tutmadım. madem siktir olup gidecektin, sevişmeden önce siktir olup gitseydin. boşalmadan önce gitseydin. inan bana sana artık hiç saygım yok. boşaldıktan sonra gittin ya, içimde sana karşı olan her şeyi de alıp götürdün.
-Bu seviyeden sonra nasıl arkadaş olacağız ki?
-İnsan değil miyiz oluruz? Hem ben aynı şeyleri konuşmaktan bıktım. aynı şeyleri tekrar tekrar sormandan, aynı cevapları vermekten bıktım.
-Bu laflardan sonra benim ne yapmamı bekliyorsun?
-Lütfen sus. Cidden başım ağrıdı. Hatta uzun bir süre konuşmayalım, görüşmeyelim. arkadaşa ihtiyacın olursa burdayım, yoksa sikişmek için beni rahatsız etme. ben kimsenin orospusu değilim.
-Kaç gündür dengem bozuldu senin yüzünden. doğru dürüst çalışamıyorum bile. Sadece kuru kuru işe gidip geliyorum o kadar. Biz seninle sadece sikiştik değil mi? Lafa bak! Dediklerinin mantıklı bi tarafı yok. Gerçeği itiraf et, zorla bir şey yaptıracak değilim.
-Anlamıyorsun ama ben yine söyleyeyim; gerçek, merçek her şey bu. ama işine gelmiyorsa bir şey yapamam. Lütfen birbirimizden önceki hayatlarımıza dönelim.  Lütfen. Çünkü ben kimsenin çerezi olmak istemiyorum. İnsanca yaşamaktan başka bir arayışım yok.
-zorla bir şey yapmıyorum. Bana sadece "birini buldum, seni o yüzden istemiyorum" de. Hem sana ne zaman çerez gibi davrandım.
-Evet başka birini buldum.
-Dürüst ol. Başka bir şey demiyorum.
-anlamıyorsun ve anlamayacaksın da. Zaten bana ne kadar değer verdiğin , beni sürekli yalancılıkla suçlamandan da anlaşılıyor. Çünkü dürüst ol demen büyük haksızlık. Ben yalancı değilim. Numaracı falan da değilim.
-Peki yalancı değilsen, bu dediklerin mantıklı mı?
-Artık beni yalancılıkla itham etmekten vazgeç.
-Aklım almıyor, ne diye durup dururken ayrılmak istiyorsun? Söyleee
-aklın almıyorsa zamana bırak.  Zamanla taşlar yerine oturdukça, beni yalancılıkla suçlamanın da büyük haksızlıklarından biri olduğunu anlarsın.
-Beni evinden kovduğun günden bu yana işimde verimli bile olamıyorum. öyle boş boş gidip geliyorum. O gece sabaha kadar uyuyamadım. Bi zahmet artık yormasan, açık olsan da rahatlatsan.
- Yuhh. Ne zaman siktir ettim. Sen kendin kalkıp gittin. Hem karşımda kim olursa olsun, ben asla böyle bir tebiyesizlik etmem. Neyse benim diyeceklerim bu kadar. Hayatında başarılar diliyorum. Bir daha cevap vermeyecem. Bye" dedim son olarak ama o yazdı da yazdı, yazdı da yazdı. en sonunda dayanamadım ve;
-Lütfen bırak beni. çünkü beni çok üzdün. Senin yüzünden artık üzülemiyorum bile.
-Üzdüm mü? Ulan piç gibi bırakan sensin ben değilim ki üzeyim.
-Evet bırakan benim, ama seni bırakmayı uzun uzun içimde düşündüm. Asla sikine takmayacağından emin olarak da bıraktım seni ve çok şükür beni yanıltmadın. Bunun için de ayrıca üzüldüm.  Ama çabuk geçti. Dedim ya artık canım eskisi gibi yanmıyor. Çünkü alıştı.
-Kafamı duvara vurcam valla. Bunları neye dayanarak söylüyorsun?
-Lütfen yeter artık. Sana karşı bir şey hissetmiyorum şu an. O gece boşaldıktan sonra kalkıp gittin ya, her şey benim için daha kolay oldu. O yüzden bırak yoluma gideyim. Herkes kendi yoluna gitsin. İnsanca yaşayalım. Böylece karşındakine ne kadar değer verdiğini gösterirsin.
-Durduk yere mi yaptım? durduk yere mi kalkıp gittim? sinirden şu an duvarı yumukluyorum.
-Durduk yere gittin tabii. Madem gidecektin, boşalmadan önce gitseydin, hem o zaman beni sevdiğini düşünürdüm, bana değer verdiğini düşünürdüm. ama inan artık yapacak bir şey yok.
-Bir şey unutuyorsunki; benim de kalbim var değil mi?
-Evet kalbin var. ama ne dense bir tek senden yana atıyor.

sonra konuşma uzadı da uzadı, aynı şeyler, aynı tekrarlar, aynı sorular. kafam karmakarışıklaştı ve bende dışarı çıkalım, bir yerde buluşalım dedim ve bir saat sonra falan taksim'de buluştuk. saatlerce konuştuk, ona hayatımı baştan sona anlattıp bol bol ağladım.  onun ise sadece gözleri doldu. Gözlerimi tekrar tekrar silip, burnumu çekip durdum sohbet boyunca. başka yönlere dalıp kendi kendime konuşur gibi konuştum o beni dinlerken. sonra da "hayatımın dönüm noktasındaki kararları, birinin bana değer verip vermediğine emin olduğum zaman alıyorum. senin içinde kararımı verdim. lütfen artık beni zorlama. beni yorma. yormaya hakkın yok" dedim ve kalkıp istiklal de turladık. Gece saat 1'e gelirken bara gittik, 15dakika kadar durduktan sonra çıkıp geldik. Bizim sokakta durunca, yarım ağız ucumla "iyi geceler" dedim ve hemen arabadan indim. O ise arkamdan bakmakla meşguldü. Oysa aslında arabayı park edip gelmesini umdum. ama o gelmedi. bastı gaza gitti kendi çöplüğüne. Sonra eve gelince ona "beni eve bıraktığın için teşekkür ederim" dedim ve o yine yazmaya başladı.
-barda kulağına bir şey demek, için seni kendime çektiğimde gelmemene kırıldım, ama yapacak bir şey yok. hem zorla yapacak değilim.
-offf ben artık numaralara doydum.
-sen bana açık ol, dedin diye sana açık oluyorum. ama duygularımı dedim, sen ise numara diyorsun
-evet numara diyorum. madem öpmek istiyordun barda öpseydin. şimdi burdan söylemen, benim için hiçbir şey ifade etmiyor, hiç bir anlama gelmiyor.
 -ama ben seni çektiğimde sen de gelmeyince
-öfff bayıyıyosun. haberin olsun.
-sende kırıyorsun
-sevdiğim zaman nasılki sevdiğimi saklamıyorsam, nefret ettiğim zaman da nefretimi saklamıyorum. ayrıca senin kırılacağını hiç sanmıyorum. Çünkü senin kalbin yokki, kırılsın. Kırılmazsın sen, sen incinmezsin. bir şey olmaz sana.
-Haklısın tuz buz ettin, kıra kıra.
-Bu lafların midemi bulandırıyor. Görmediğim şeylerin var olduğunu söyleme. Madem vardı şimdiye kadar gösterseydin. İlla bu duruma gelmişken mi ortaya çıkaracaksın? İşte bu davranışların gerçekten mide bulandırıcı.
-anladım. Beni üzmek hoşuna gidiyor.
-off yeter.
-Aferin böyle nobran ol.
-nobran mı? O da ne?
-kırıcı konuşan demek oluyor.
-kırıcı konuşmuyorum. sadece her zamanki gibi yine doğalım. senin gibi yapay değilim. ama o kadar konuşmama rağmen beni anlamadığın için şunu hatırlatmak isterim; Biri için değersiz olduğuma emin olunca, karşımda kim olursa olsun artık o benim için bitmiştir. Sende benim için öylesin artık. Arkadaş istiyorsan her zaman varım, ama arkadaşa ihtiyacın yok allah yolunu açık etsin.
sonra o yazmaya devam etti, aynı şeyler, aynı cümleleri. bende cevap vermedim. öyle havada asılı bekliyorlar.

5 yorum:

İlker Yiğit dedi ki...

hocam her seyden onemlisi icinizde bu adama karsi en ufak bi ask kirintisi olup olmadigidir bence. belli ki degerinizi yoklugunuzda daha iyi anladi ki surekli bi neden ariyor kendi icinde. eger yerinizde ben olsaydim ondan yapmasini isteyip istemediklerime dair bir soz alir ve ne kendime ne de ona daha fazla aci cektirirdim. yahu boyle kavgali asiklari gorunce dayanamiyorum zaten yarin olup olmeyecegimiz belli degil

JG dedi ki...

biraz durup nefes alma vakti gelmiş bence.:/

K.b dedi ki...

Sende benim gibisin aramizdaki tek var benimm kadin olmam. Sirf beni daha cok sevsin diye bekaretini veren canini acitinca sesini cikarmayan aptaldan baska biri degildim canimi acitmak degilde icimi acitiyordu yaptiklari cok mu sey istedim sadece biraz ilgi oksanmak sevilmek. Sonuc noldu bitti.

Simple Present Gay dedi ki...

Bi molaya ihtiyaç var hakkaten. :( yine de soğukkanlı, uygun cevaplar vermişsin. ben öyle bir durumun içinde bile olamazdım.düşünemiyorum bile...ayakta alkışladım :)

Adsız dedi ki...

Belki baskasi ile daha mutlunolursun ..