Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

13 Mart 2012

hepimiz aynı beklentiler içine girip, aynı yalanlarla kandırılıyoruz..

Bloga bi şeyler yazmak için girip, sayfayı her açtığımda içimde; gay bi müslüm gürses, dişi bi gergedan, kızgın hetero bi bülent ersoy ve daha ne olduğunu çözemediğim bir kaç ağlak karakter daha ortaya çıkıp duruyor. Bende artık ağlak şeyler yazmaktan bıktığım için, yazmak yerine sayfayı açtığım gibi kapatıp duruyorum. Bıktım abi artık ağlak şeyler yazmayı, çünkü dışarda kocaman eğlenceli bir dünyam var ama buraya geldiğim an elinden mendil düşürmeyecek kadar sık ağlayan birine dönüşüyorum. Ne bu ya alla alla. Tamam hayatım dört dörtlük değil, ama yani bende bunu çok takan biri değilim ki? Valla böyle sikinin keyfine göre yaşayan biriyim. Ama işte buraya girip bir şeyler yazmaya başladığım an ağıt yakmaya başlıyorum. Sanki dersin benden başka hayatında kötü şeyler yaşayan kimse yok, sanki dersin herkesin hayatı dört dörtlük de, bi benimkinde sorun var. Öğğğğ kendimden bıktım yeminlen.

Hele bi de bazen dönüp önceki yazdıklarımı okuyunca kendi kendimi boğasım geliyor. Abi nasıl ağlak şeyler yazmışım öyle anam anam anam. Sanki dersin dünya da bi tek ben kötü şeyler yaşıyorum, sanki bi baltaya sap olamayan bi tek ben varım, sanki bir tek ben kazık yiyorum, sanki dersin benden başka kimseye "seni seviyorum" denilip götü sikilmiyor.
Yok biliyorum, oralarda bi yerlerdesiniz ve hep beraber aynı şeyleri yaşıyoruz. Saklanmayın anam, acılarınızla barışın ve bana acılarınızı anlatınki kendimi yalnız hissetmiyim. Acı çektiğinizi bana söyleyin ki, sizin acılarınız acılarımı hafifletsin ve ben bundan piskopatça bir zevk alıp "ehehehehe bi tek sikilen ben değilim" diye içten içe gülebileyim. Ama yok, kimse anlatmıyorki. Kimse anlatmayınca da bi tek ben yaşıyomuşum kafasına girip burda "ühühühühü dün gece adamın biri bana "seni seviyorum" dedikten sonra beni bi güzel sikti, sabah da bırakıp anasınına ammına gitti" gibisinden şeyler yazıp duruyorum.
Abi hayat bu, anladım. Ve şimdi hepimizin yaralarını daha iyi görüyorum. Çünkü hepimiz aynı beklentiler içine girip, aynı yalanlarla kandırılıyoruz..

5 yorum:

Kaan OZKAYMAK dedi ki...

İçini rahatlatacaksa eğer emin ol hepimiz hayatımızda en az bir kere hemde en yakınlarımız tarafından domaltılıp sağlam bir s*kilmişzidir.

Hayat_Erkegi dedi ki...

içim rahatlamadı, sadece üzüldüm..

Kaan OZKAYMAK dedi ki...

şu an içinde bulunduğun ruh halinden olsa gerek. Bence gayet eğenceli herkes tuttuğunu... =))

Hayat_Erkegi dedi ki...

Zevk aldığımız şeyler farklı demekki =)
çünkü bana eğlenceli gelmedi

Biri İşte... dedi ki...

Kalemine eline yüreğine kısaca sana sağlık =)Yazarken sen; sen oluyorsun.