Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

19 Eylül 2011

Artık doğru kişi olup olmaman sikimde değil, yeterki iyi biri olarak kal

Hani şu tombalak vardıya, aylardır görüşüyorduk falan ve bayram öncesinde hani cevahir'de gezinip birbirimizi cimcirirken, kolunu öptüm diye kavga ettiğimiz. Hah işte ona bayramda mesaj attım "iyi bayramlar" diye. Hani hem bayramdır seyrandır selam veriyim, hem de böyle yoklıyım kızgınlığı geçtimi falan diye.

Mesajı attığım ilk 2 gün, cevap gelmeyince böyle sürekli profiline giriyorum ne yapıyor ne ediyo, paylaştığı bi şey var mı, yok mu? falan diye ve durum böyleyken nerdeyse kendi profilimden çok onun profilinde zaman geçiriyordum. Zaten sonraki günlerde de bilgisayarı açtığım gibi önce facebook'a girip onun profiline bakınmaya başlamıştım. Sonra 3üncü gün de bunun facebook hesabından tıkırtı olmayınca dedim her halde öldü. Çünkü işsiz güçsüz biriydi ve zamanının çoğunu nette geçiriyordu.

Bu düşünceler arasında 4üncü gün bi daha profiline bakınırken baktım güzel sözler paylaşmış, 5inci gün baktım videolar yüklemeye başlamış, 6ıncı gün baktım ohooo kakara kikiri de, bana da hala cevap vermiyor.
"Ulan allahsız kâfir insan en basitinden, yazdığım o "iyi bayramlar" mesajını, noktasına virgülüne dokunmadan kopyalayıp gerisin geri atar, bunu bile yapmaktan gerisin ya ben artık seni ne diye hala hayatımda tutma çabası içindeyim anlamıyorumki" diye kendi kendime kızmaya başladım.
Bi ara "sen bi trafik kazasında öl, bende duam kabul oldu diye bi kaç gün üzüleyim olsun bitsin" diye mesaj atasım geldi de tuttum kendimi. Onun yerine msn'i açtım ve onu online gördüm.

Önce dedim hani ağırdan alıyım belki o yazar. Böyle bekle bekle gece saat oldu 00:35 baktım bunda ses seda yok. Sonra ben dayanamadım ve "selam" deyiverdim. O da "selam" dedi ve öyle kaldı. Baktım pek konuşacak gibi değil. Dedim "ne yapıyorsun" falan filan, o da ben sordukça cevap veriyor. Böyle çocuk gibi, ağzından kerpetenle laf alıyormuşum gibi zorla konuşturuyorum. Sonra baktım olacak gibi değil, bıraktım kibarlığı falan açtım ağzımı "ulan insan bayram mesajına karşılık vermez mi?" diye carlayıverdim.

Ben kapatıp gidecek diye beklerken (çünkü huyu böyledir. konuşmaktan kaçınır veya konuyu değiştirirdi) bu hala online'dı ve hiç bi şey yazmıyordu. Sonra bekledim bekledim, baktım olacağı yok, bi şey yazmayacak "kendine iyi bak" diye yazıp gönderirken, bi yandan yazmaya devam ediyordum ve o anda o "sende" diye yazıverdi, ben ise ardından cümlemi tamamladım ve "seni tanıdığıma sevindim. hayatında başarılar" diye yazıp gönderdim, ardından da bastım block'u, girdim facebook'tanda çıkardım amcığı. Ohh bi rahatladım, bi rahatladım anlatamam. Aaaa eşşek kadar adam olmuşsun hala çocuk gibisin. Gerçi suç bende kendi yaşıtlarımda çıkmıyordum ve hep 30larında adamlarla takılıyordum. Ne diye bu çocukla tanıştım anlamıyorumki.

Hani tamam, insanın içinde bi çocuk olur ama yani etrafta bu kadar sübyancı varken artık o içindeki çocuğu öldür yoksa gözünün yaşına bakmadan sikecekler valla. Demedi deme yani.

Ayy allahım zaten hiç sevmem böyle çocuk gibi davrananları. Ama bunda bi değişik hava vardı.
Ya bi dakka bi dakka aslında değişik meğişik bi havası yoktu. Sadece göbeği ve sarışınlığı hoştu. Başka da bi sikim havası yoktu. Gerçi o sarışınlığı ve göbeği de 4-5 buluşmadan sonra artık önemini yitirmişti ve gittikçe insani ilişkilerine dikkat etmeye başlamıştım. Hani konuşurken kendini tam ifade edemese de, en azından gülmeyi biliyordu. Ama pişmiş kelle gibi de sürekli gülmek, ilişkilerin ammına su kaçırıyor o da ayrı bi konu.
Bide biz onla böyle hani cidden güzel bi tanışmayla kaynaşmıştık ve ben bu sefer içimden "eros ammıma koydu galiba" diye düşünmüştüm, ama olmadı. Daha insani ilişkileri bilmeyen bi hayvan, aşk gibi sert ilişkileri nasıl devam ettirebilirki.

Hani bloga yazmasam bile her buluşmamız iyi geçiyordu ve her seferinde daha bi yakınlaşıp, daha uzun süre göz göze kalıp gidiyorduk. Hatta bunu ona da şöyle söylemiştim "sanırım sen doğru kişisin" demiştim. O ise "ya değilsem" demişti. Bende "değilsen değilsindir, ama bu iyi biri olduğun gerçeğini değiştirmeyecektir" demiştim ve o gülmüştü. "Allah yolumuzu açık etsin" deyip, hayatımdan çıkarmış olayım.Böylece kansız bi ilişki ihtimalinin daha sonuna geldik.

8 yorum:

Lazanya dedi ki...

ah benim kuzumm. buluşmaya gelmedin ki seni tatlı *can ile tanıştıracaktım :) gerçi ne biliyim onun tavırları biraz feminen sevmeye bilirdin. böyle sende benim gibi hött hött olsun istiyo gibisin :)

bu adamı ben hiç sevmedim. nefret ederim öyle tavırlardan. madem o kadar umursamıyor neden kendi çıkartmadı arkadaş listesinden. bir selam bile vermeyecek kadar nefret ediyor g*t!

Hayat_Erkegi dedi ki...

Evet ya feminenlerle aşk falan olmuyor. Zaten kız kıza ne yapcaz =Pp
Böyle vurdumu ağzım burnum yer değiştirtecek sevgili arıyorum. hanzo olsun, ayıoğlu ayı olsun benim olsun =))

bende işte iyi biriydi diye böyle hayatımda tutmaya çalışıyordum. amaaaan ne gereği varki üstelemenin. iyi biriyse iyiliği de onun olsun, yaşamı güzel olsun.

özge dedi ki...

hayat ilginç hayat erkeği..
tepkilerimiz davranışlarımız özlemlerimiz beklentilerimiz aşklarımız sevgilerimiz karşılıksız sevmelerimiz... evet olmayınca olmuyor kalp yaramaz bir çocuk gibi sevmeyince sevmiyor huysuzluk yapıyor, sevince de arsızlaşıyor...
senin tombalak senin rahatlığından rahatsız olmuş gözüküyor, sakladığı gizlediği kimliğinin bilinmesinden korkmuş anlaşılan. daha önceki ilişkileri muhtemelen saklı ve gizli yapay ilişki türevleriydi. sende bu gizliliği bulamayınca kaçtı, eşcinsel olunca saklanmak gerekiyor ya kendine uygun görmedi!
bana sorarsan çok da iyi oldu, sen bu adamla mutlu olacağına inamıyormuydun ki hayat erkeği? saklılığı ve bu derece takıntılı bir hayatı kendi yolu haline getiren biriyle ilişkinin ne kadar uzun süreli olabileceğini sanıyordun.. hayat fazlasıyla dinamik etkileri de akışkanlıktan başka bir şey değil. omblomov tarzı tiplerle ve korkularıyla vücuda gelmiş bencilikteki tiplerle sen mutlu olabilir misin ki?
kendini tanıyorsun ?
üzüleceğin kişilere ve seçtiğin kişilere dikkat et ve kendin olmaya devam et hayat erkeği..
hayat senin yanlış seçimler yapmana izin vermiyor..

teddybear dedi ki...

Bu yıl sanırım insanlar ikiye ayrıldı: götler ve götlerin oyununa gelenler :)

benzer hikayeyi ben de yaşadım ve oyuncular için aynen diyorum ki: insanın içi (de!) güzel olsun ;)

Adsız dedi ki...

senin begendigin seni begenmiyor,seni begeneni sen istemiyorsun...zaaflarimiz sonucu oluyor hatalarimiz hep,misal gobekli ve gaytan biyikli olsunda elektrik trafo kolay diyor zayif,celimsizleri ve koseleri bir kalemde harciyorsun belkim onlardan sana fayda var ama i ihh dedim ya ille zaaflarimiz,bende uzun boy ve cekik goz takintimi atamadigim icin sen gibiyim bizden ne koy olacak nede kasaba...kolay gelsin heaa birde seni hakkaten merak ediyorum,nasilsin acaba anlattiklarindan yola cikarak anlatiyorum gozumdeki seni;saclar uzun ama daganik,pasakli pis oldugun icinde kimbilir pit doludur.zayif minyon ,esmer degilsin bence,kurtlerin kokenini arastirirsan sarisinlik cokdur,o esmerlik gunesdendir,hadi kumral diyelim sarisin tutmadiysa(evden cikmiyorsunki geceleri haric nerde gunes gorupde yanacaksinki)siyah kot giyiniyorsundur cogunlukla begenilmek,sevilmek istedigin icin,cok fazla feminen degilsindir sanmiyorum,cunku ev sahibin farketseydi seni mutlaka gun hanim gunlerine cagirir ,mahalle kadinlariyla ahbaplik kurmani saglardi,hea yuzunde bir gamze olabilir bak;cenen ya da yanaklarinin birinde,elininin birindede ben olabilir...attim iste ...seninle ugrasmayi seviyorum ne dersen de

Mavi Balon dedi ki...

şunca yazdıklarında -tüm blogdakileri kast ediyorum- hep bi aşktan, sevmekten bırak bütünlemeyi sınıfta kalmışlardansın ya işte o zaman içim bi hoş oluyo. hani bi imkan olsa erkek olsam da seni kendime alsam mutlu etsem dediğim olmuyo değil. Yada kız olsaymışsın sen yok yok kız olma sen erkek hali baskın sende sen erkek ol yine ama ben yine bu halimle olayım kendime alayım seni. seveyim seveyim..

Hayat_Erkegi dedi ki...

@MaviBalon canımsın.

yalcinkeski dedi ki...

@MaviBalon gibi düşünüyorum ben de... Okudukça senin adına içim daralıyor hallerinden, ince düşüncelerinden, sıkıntılarından, açmazlarından... Dertlerinle dertleniyorum, kızdığında ben öfkeleniyorum dangullara, beyinsizlere... Alayım kucağıma kedi gibi, okşayayım seveyim diyorum mır mır... Yeter ki mutlu ol bi gün... Hiç bir şey düşünmeden, o anın tadını çıkara çıkara... Öfff yaaa...