Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

15 Mart 2011

Adnan Hiçler - Kavgam

Bugünlerde dedim şöyle artık cahilliğimi kenara bırakıyımda biraz kültürleneyim. Kültürleneyim derken param yoktu diye, bende geçenlerde bi arkadaşımla Kadıköy'de turlarken, yapıştım ona ve kendime zorla Adolf Hitler'in Kavgam kitabını aldırttım. Tabii ona da kitap tavsiyesiyle İskender Pala'nın Babilde Ölüm, İstanbul'da Aşk kitabını aldırdım. O da hemen sevdi kitabı, zaten okulda bir kaç hocası ve arkadaşı da tavsiye etmiş falan. O böyle diyince, ben daha bi havalara girdim "tabii olum, okudumda diyorum, kesinlikle okumalısın. Hele senin gibi biri muhakkak okumalı bence" falan diyede vın vın vın diye gazladım da gazladım. Sonra Kavgam'ı çantama atıp biraz da şirinlikler yapıp gönlünü falan aldım. Allahım ne pis adamım varya, bi kitap aldırmak için nerdeyse götümü siktircektim.

Neyse şimdi, benim kitap konusuna dönecek olursak, ammına koyım kitabı 2 haftadır otobüste, metroda, metrobüste falan filan elimden düşürmüyorum ama okuya okuya daha 150 sayfasını anca okudum, geriye 530 sayfası kaldı. Ammına koyım oku oku bitmiyor. Ama bi yandan da işte bende kuru bi inat var, madem başladım, kesinlikle okumadan bırakmamalıyım diye devam ediyorum. Ulan keşke biraz basit bi kitap falan olsaydı, nasıl ağır bi kitap, nasıl pis bi kitap varya anlatamam.

Ama yani Hitler'inde nasıl bi orospuçocuğu olduğunu işlemiş olduğu büyük günahlardan dolayı zaten biliyorsunuz. Ammına koduğumun piçi kitabı nasıl ağır yazmış varya. Resmen okumak için tüm hücrelerimi seferber ediyorum. Gerçi zaten hücrelerimde sayılı ama işte naparsın idare ediyoruz. Kitapta o kadar kalınki, yemin ederim sadece sayfalarına anca o kadar para verilse sayfalarının maliyetini anca karşılar. Gerçi kitapçının dediğine göre kaçakmış, yoksa 12,5 tlye asla satamazmış. Dur bakalım okumaya başladım allah bilir ne zaman bitiririm.

Bundan önce Elif Şafak'ın Pinhan'ını okumaya kalkışmıştım, arada 10 kitap götürdüm, Pinhan'ı anca 1 senede okudum. Gerçi canım kitap da bu arada kitap olmaktan çıkıp, bakkalın veresiye defterine döndü ama işte bende de inad olunca, çantadan çıkarıp bi kenara bırakamadım. Zaten bitirince de bi ara gidip kurban falan kesmeyi düşünmedim değil. Çünkü Elif Şafak'da döktürmüşde döktürmüş. Yani kitap resmen ben yazdım havasında olmaktan öteye gidememişti. Ama yinede okudum. Allah o kitabı okuyanlara, okumaya kalkışanlara büyük sabırlar versin. Hele o boş laf kalabalıkları, hele o bom boş lafı uzatmalar artık midemi bulandırıyordu. Yemin ederim öffleye pöfleye okumuştum o kitabı. Aman neyse okudum geçti gitti ya o yeter.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

elif safagi bende okuyamiyorum,bayiyor,baydikcada icim kiyilior...sen ondan daha iyi yaziyorsun,yazdiklarin oylesinede olsa akici,okutturuyor...diger kitaba gelince okumasan da olur,cok sey kaybetmis sayilmazsin...keske ona verdigin parayla ayse kulinden birseyler alsaydin...okadini seviyorum iste...SIKMA KENDINI BITIRECEGIM DIYE SONRA SIKINTIDAN ISILIK CIKAR..optum en kocamanindan

Hayat_Erkegi dedi ki...

Elif Şafak'tan iyi mi yazıyorum =O abooowwww harcanıyorum buralarda.

Öte yandan Kavgam kitabına ben para vermedim. Arkadaşıma aldırdım. Zaten kitaba verecek para bende ne gezeeeer.