Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

11 Ocak 2011

Allahım madem beni aptal yarattın, takip de et

Şimdi ben kendi kendime gelin güvey olmuş, böyle sırf çocukla hayalimde cilveleştiğim için aptal şapşal ruh hallerine dalıyorumya, hah bak son olarak ne oldu:

Dün akşam iş çıkışı dedim gidiyim bakıyım naapıyo, bi selam veriyim. Hooop kalktım gittim iş yerine. İşte nasılsın'lar bölümünü geçtik, öyle böyle derken söz yine konserden açıldı ve bana "ne yaptın" diye sordu, bende kararsız olduğumu, daha tam karar vermediğimi söyledim ve laf devam etti. Sonra biz böyle konuşurken, bunu biraz süzdüm, lan baktım gittikçe bana daha çok tatlı gelmeye başlıyor. Hani öyle çok tatlı değil, ama ne biliyim kanım gittikçe daha çok ısınmaya, böyle gittikçe bağlanmaya başladım. Hatta bi an lan acaba öpsem bir şey der mi? diye düşünmeden de edemedim, ama sonra yok lan dur, sakın yapma dedim kendi kendime de öyle durdum. Sonra işte konuşmaya devam ederken, içimden "tamam lan, sikiyim konser parasını. Gidiyim alıyım bileti, en azından belki konserde yakınlaşırız biraz, hem bakarsın aramızda aşk maşk başlar, son nefesimi götümden osurarak verirken, belki gözlerimi de onun kucağında kaparım" falan fistan diye düşünüp "senin konser tarihi ne zaman?"  diye soruverdim. Ahhh keşke dilim tutulsaydıda sormasaydım. Ben sorunca o demez mi "biz zaten biletimizi aldık, o yüzden seninle aynı tarihte olmaz, gidemeyiz"

Önce bi mallaştım "nasıl yani" durumları oldu, böyle acaba doğru mu duyuyorum falan diyorum kendi kendime, bi yandan da o konuşuyor, işte "biz sevgilimle gidicez" falan diyor. O an çok bozuldum, üzüldüm, resmen yıkıldım lan. Öyle böyle değil, nerdeyse nefes bile alamayacaktım. Hani tamam durmadan anlatıyorsun, konser süper olacak, grup süper, babylon süper, grup ayda yılda bir geliyor diye. Ama yani bende sırf senle olcaz diye gitmeyi düşünüyorum, yoksa tek başıma gidip ne sikimi yiycem. Hem sen olmadıktan sonra sikmişim oi va voi'nin tümünü. Yemin ederim, o "biz" zaten biletimizi aldık" dediya, böyle başımdan aşşağı kaynar sular döküldü, içten içe o kadar bozuldumki anlatamam. Ayy "biz" diyor ya, allahım bide çok utandım laaaan.

Hani ben içimden neler neler düşünüyorum, ne ince hesaplar yapıyorum, hatta sırf çabuk acıkıp yemek yemiyim diye doğru dürüst sıçmıyorum bile, ama onun aklı fikri oooohhhhoooo.
Ben "tamam lan, vereyim parayı alıyım bileti, göt bu ay da açıkta kalsın, ne olacakki?" diye kendi kendimi güya olaya alıştırmaya çalışıyorum, ama beyfendi başka havalarda, sanki grubun bi çalışanıymış gibi, bana ha bire "bilet al, konser geçiyor" deyip duruyor. Yemin ederim o an, o müthiş bozulmuşluğun verdiği kızgınlıkla "seni o grupla tutar bi sikerim görürsün, amcık dalga mı geçiyosun benimle. Ben sana bi haftadır, konser pahalı diye bilet almayacağımı söylüyorum, sen habire bilet aldın mı? alacak mısın? diye sorup duruyorsun? Göt herif, sen grubun Türkiye sorumlusu musun? para yok diyoz amcık, yok işte naapaalım konser için gidip götümümü siktiriyim." dememek için kendimi zor tuttum. Ya adama bak ya, ben bazen aldığım maaş beni ay sonuna atsın diye kuru ekmeğe dadanıp "alllaaaam sana şükürki şu kuru ekmeği buluyorum, bunu bulamayanlar da var" diye dualar ediyorum, sen ha bire kalkıp bana "konser bileti aldın mı? konser bileti aldın mı?" diye durmadan sor. Ayy yeter manyak mıdır, nedir? anlamadım ki.

Ya tamam hani grup Türkiye'ye ayda yılda bi geliyo, çok güzel şarkıları var, çok güzel müzikleri var, insanın ruhuna hitap ediyor, bende sevdim, ama yani canımın içi cüzdan delik, yok metelik. Sende anla beni, para yok, bilet pahalı demeyi sana, daha açık hangi dille anlatıyım bilmiyorumki. Hayır, sanata manata bizde değer veriyoruz, ama yani konsere gittiğimde karnımın gurultusu, sahnedeki vokalistin sesini bastırırsa, ordaki millet bana dönüp demez mi "be hey ahmak, sen önce karnını doyur, sanat senin neyine"
Zaten hep bu tür şeyler aklımda olduğundan dolayı, kendi sınırlarımı bilmeye, ayağımı yorganıma göre uzatmayı öğrenmeye çalışarak hareket ediyor ve yinede bazı şeylerden eksik kalmamaya çalışıyorum. Ama bak sen böyle yapıyorsun ya, dayanamayıp ayağımı yorgana göre uzatmayı bırakıp, sokcam senin götüne olcak o. Aaa bu kadarda olmazki.

Bende ne salağım varya. Aç kalıyımda, konsere onla gidiyim hesaplarını yapıyorum, bu ihtimalleri göz önüne alıyorum, ama o tutturmuş grubu dinle diyor. Heee amına koyım, tek derdim bu grubu ölmeden önce dinleyebilmekti. Amcık herif grubu ben senle dinleyeceğiz diye düşündüğümden gitmek istedim, yoksa sikmişim grubun en iyi vokalini, en iyi saksafoncusunu. Ayyy delirttin beni ya.

Ya şimdi ben bu küfürleri burda ediyorum ama, onun yanında nasıl bozuldum, nasıl bozuldum ve nasıl sessiz kaldım varya. Böyle çok kötü oldum o an. Zaten konuşmadım sustum, o konuşmaya devam ediyordu. Arada bilgisayarından bir şeyler gösteriyordu bende bozulduğumu belli etmemek için "hammm hıımmm" falan yapıyordum ama ne dediğini hiç duymuyordum. Sanki böyle içimde 17 ağustos depremi yaşandı da, her tarafım enkaza döndü, sanki böyle bedenim bana ağır gelmeye başlamıştı. Konuşmadım zaten, sonra çok belli ettiğimi düşünüp konuşacak gibi olunca, baktım sesim karı gibi zırıldayarak çıkacak, sorduğu her boka "evet evet" cevaplarıyla geçiştirip, çıktım lavaboya gittim. Sonra lavaboda düştüğüm salak duruma gülüp "amaaan boşver sıkma canını, siktir et" dedim kendi kendime ve çıktım. Onun yanına gittiğimde, o  yine bir şeylerle uğraşıyordu. Öyle böyle, biraz daha zaman geçince telefonum çaldı ve ben telefona bakma bahanesiyle uzaklaştım. Arayan bi arkadaşımdı, telefonu kapatınca işim çıkmış gibi yapıp iyi akşamlar deyip çıktım. Çıktım kafam dağılsın diye İstiklal'i boydan boya bi kaç defa turladım. İstiklal'i turlarken aptallığıma, salaklığıma üzüldüm.

Şimdi böyle kendime dönüp bakıyorumda, ciddi ciddi bazen "allahım sen akıl dağıtırken ben nerdeydim" diye düşünmüyor değilim. Hani cidden çok salağım. Hayır sırf laf kalabalığı olsun diye değil, saf halis muhlis bi salağım, öküzün, dangalağın gerizekalının tekiyim. Yoksa niye, ufacık şeylerden böyle büyük umutlara kapılıp, kendi kendime gelin güvey olayım ki. Allahım benim payıma düşen; akıl, fikir v.s her ne varsa artık verde sikiyim şu milletin ecdadını.

10 yorum:

O Gay; Ben de... dedi ki...

olayı anlatırken sanki her şey önümde cereyan ediyormuş gibi oldum o kadar güzel anlatmışsın yani; bu gibi durumlarda yerimizde duramayıp bi taraftan deli gibi dolaşıp bir taraftan da aklımızdan geçenleri kendi kendimize düşünerek ve kızarak söylediklerimizi, hissettiklerimizi çok güzel betimlemişsin.

ayrıca sen o saydıklarının hiç biri değilsin; sadece hafiften hafiften aşık olmaya başlamışsın umarım karşılığını bulursun... bu yaptıkların, düşündüklerim tamamen doğal ve normal.

Miss maria dedi ki...

Şimdi kendime çok kızdım işte sana gitt gitt diye okadarda ısrar ettim iyiki bilet almamışsın adi köpek sevgilisiyle gidicekte o niye geldiyo aman koy gitsin hayatım valla ya böleleri çoook.
Uğraşmaya bile değmezmiş nediyim bende okurken sinir oldum okdarda heveslenmiştin bişeyler olur diye ama boşver...
Aşk seni bulacak sonunda ...

Kıreyzi Görl dedi ki...

Sırf sen salak değilsin lan, kadın milleti de çok yapar bunları. Ama bunlar salaklık değil ki. Karşındaki insan boşlukta olduğn için verdiğin fazla değer ve o değer yüzünden fedakarlıklar yapmaya çalışman. Öyle deme kendine. <3 Ya da de.

Adsız dedi ki...

Bunun benzerini yaşadım diyebilirim.
Bir çocuk vardı.Sevdim, hoşlandım. Aşık oldum diyebilirim. Onun için Ağustos'un sıcağında oruç tuttum beraber yemek yemek için. Şerefsiz sonra ortadan kayboldu hiçbirşey demeden..

karakedi dedi ki...

Pardon ama bence tam bir malsın! Resmen kendine acı çektiriyorsun, acıdan hoşlanıyorsan o başka. Yuvayı yıkan kötü kadın rolüne kendini yakıştıramıyorsan; al ipini şişini otur evde örgü ör sana gelmesini bekle! Ya da aklından geçenleri şapşal durumuna düşme olasılığına rağmen kızarıp bozarsanda tüm çıplaklığı ile itiraf et. Dönerse senindir dönmezse elin! Ne bu allahaşkına, kedinin fare ile oynamasından bi farkı yok. Bu arada kedi de fare de sen oluyorsun biliyorsun değil mi?
Ha böyle bir durumda ben ne yapardım? Kıçımı kırıp oturup, evde örgü örerdim! ayhh!

Hayat_Erkegi dedi ki...

@Karakedi ben ne bok olduğumu zaten biliyorum. Bu sefer ağır olan ben olayım dedim, ammına koyım yine değişen bir şey olmadı.
bide seninde ismine yakışır şekilde yorum yapmanı sevdim.

misssfit dedi ki...

iç sesin kulaklarımda çın çınladı valla :) gülmeyim diyorum ama valla komik yazıyorsun ne yapayım..

Telekinesis dedi ki...

ey mübarek insan

Telekinesis dedi ki...

ey mübarek insan

Hayat_Erkegi dedi ki...

@Missfit gül gül bende şimdi bunları okuyunca kendime güldüm. =))
bide biraz acıdım lan kendime =((

@TeleKinesis ??