Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

1 Ocak 2011

2011e heroes dizisini izleyerek girdim, kahramanımı bekliyorum

"Hani dün yazmıştımya "her yeni yıla tek başıma, yarrak gibi girmek gibi bir yeteneğim var, ama bu yıl tam tersi olacak" diye. Hah işte yine adet yerini buldu, yine olmadı ve ben yine tek başıma, hatta yarrak gibi "yeni bir yıla" daha girdim. Önceki yıllarda pantolonun içinde tombala çekerek giriyordum, bu yıl ise açtım hereos dizisini 3üncü sezon, 17inci bölüm, 3üncü partı izleyerek girdim. Oysa gece için ne güzel yine heyecanlı falandım, böyle gözüm telefondan ayrılmıyordu, allahım belki sessizde unutmuşum diye kırk defa kontrol ettim telefonu. Güya biz onla gündüzden sözleşmiştik, en geç gece 1'e kadar buluşmuş olucaktık, ama gece 1de mesaj geldi "annemi atlatamıyorum, kusura bakma" diye ve sonunda da üzgün surat var aynen böyle ":(" Meğer sevgilisini atlatmış, ama annesini atlamamış. Bende "ok. canını sıkma" falan diye uzun bi mesaj attım. Sonra o bi mesaj daha attı "mutlu yıllar :)" diye, bende sadece gülücük yaptım aynen böyle ":))))" başkada bir şey yazmadım.
Yazmamaktaki amacım; yarın, öbürgün falan yüz yüze görüştüğümüzde "mutlu yıllar" deyip belki yanağına en masumundan bi öpücük kondurmaktı. Hatta ben o'na, sadece bu gülücük mesajını atarken, ondan "neden güldün?" veya "bana mutlu yıllar yok mu?" diye bir mesaj bekliyordum, ama olmadı, öyle bi mesaj da gelmedi."

Yukarıdaki cümleleri dün gece yazıp yayınlamıştım. Ama sonra boşver deyince geri alıp taslaklara kaydetmiştim. Şimdi düşünüyorum, aslında dün gece olanlar, bu kadar kafaya takacak bi durum değil. Hani çocuğun suçu değilki, naapsın yani kalkıp 4 yıllık bi ilişkisini bi kenara atıp yılbaşında bana mı gelsin? yada onu doğuran bi anneyi satıp bana mı koşsun. Olmaz tabi. Ama işte böyle bi yalnızlık bi bunalım süreci var bende. Hani bide, çocuk gayet anlayışlı bi şekilde bunu mesajla belirtti, daha ne yapsın ki?

Böyle bunalımlı takılmamın sebebi o değil, bunun sebebi içimdeki küçük emrah. Birde sanırım her zamanki gibi salaklığım üzerimde. Bunun farkında olmama rağmen, kendime engel olamıyorum. Hani tutabilsem kendimi olacak ama tutamıyorum da. Hatta bunun, kendini tutmak veya tutmamakla alakası yok. Sanırım sadece içinde iyilik olduğuna inandığım birilerinin yanında cenin pozisyonunda uyumak istiyorum ve hani dedimya hiç tipim olmamasına rağmen onda bir şeyler var, sanırım onda var olduğuna inandırğım şey İYİLİKten başka bir şey değil. Yoksa benim ona yakın olmak istememin başka bi nedeni olamaz, çünkü günlerdir neden ona yakın olmak istediğimi, neden onunla bi ilişkiye başlamak istediğimi düşünüp duruyorum. Kesinlikle tek sebep bu. Yoksa sex değil, çünkü onunla hiç sex yapmak istediğim fikri aklıma gelmedi, yaşı 30 falan da değil, çünkü benden 3 yaş küçük, ben genelde sarışınlardan hoşlanırım, ama o bunun aksine beyaz tenli, boy desen benimle aynı boyda. Eee peki neden onunla yakınlaşmak istiyimki? Evet bundan eminim, o'nun içinde, kötülük yok, yapay bi piçlik yok, kendini farklı gösterme çabalarına girmiyor, tanıdığım herkesten daha doğal. Bende bu yüzden sadece sarılmak istiyorum o'na, hı hı evet sadece sarılmak, hatta sımsıkı sarılmak istiyorum.

Belki sarıldığım zaman, içinde var olduğuna inandığım iyiliği yakından hissederim. Bide o aklıma geldiği zaman onun yanında cenin pozisyonunda uyumak istiyorum. Sanırım bunun sebebi içinde var olduğuna inanıdğım iyilikten dolayı, kendimi o'nun yanında fazlasıyla güvende hissedebileceğimi düşünüyorum.

Bide o'na yaklaşırken o kadar sessizimki, sanki dersin, daha önce hiç yarrak görmemiş gerdeğe girecek bir gelin gibiyim. Oysa öyle biri değilim. Çünkü ne tür pislik desen biliyorum. Belki o'da bütün bu pislikleri biliyordur, belki benden daha pislik biridir. Bunların hiç biri sikimde değil, ama içinde saf bi iyilik olduğuna inanıyorum. Belkide inanmak istiyorum. Belkide başka bir şey, bilmiyorum kafam karmakarışık ve tanıyıp görmek istiyorum.

7 yorum:

Sade dedi ki...

bak yaaaa...

O Gay; Ben de... dedi ki...

olaya tersten başlayıp önce bu yazıyı sonra da 2011 e girme sorunsalı yazını okudum da; feci melankoliğe bağlamışsın yahu sms karşısında :) senin hissettiklerinin aynısı hatta daha fazlasını hissedeceği ve senin olacağı bir yıl diliyorum size... ;)

Hazel dedi ki...

hey Erkekim.Bak sana bir süprizim var :)

http://hazellova.blogspot.com/2011/01/yuzduk-yuzduk-kuyruguna-geldik.html

Hayat_Erkegi dedi ki...

@sade oldu geçti gitti =)

@Ogay bende böyleyim işte. Değişmeye çalışıyorum.

@Hazelim gördüm oraya yazdım, çok sağol canımcım, çok tenkyu, çok öpüyorum seni çok çok çok =)
eline sağlık bicikim =)

Hero of Darkroom dedi ki...

herşeye rağmen hissettiklerini bu kadar sade ve dürüstçe anlatabilen insanların olması pisliklerin üstünü örtüyor diye düşünüyorum.. Umarım isteklerin 2011 de gerçekleşirler..

feanor dedi ki...

Geriye doğru okuyordum; önce 31 Aralıktaki yazıyı okudum, sonra bunu.

Üzüldüm lan.

Kısmet bu işler ama tabii falan.

Hayat_Erkegi dedi ki...

@Hero =) yanaklarım kızardı lan, utancımdan başımı önüme eğdim ehehe =)

@Feanor =)