Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

24 Kasım 2010

Allam sana sesleniyorum; ne işler çeviriyorsun yine, ne yaptın bana??

Dün gece yağmur falan vardı, o yüzden planlanan buluşma gerçekleşmedi, yanisi buluşamadık. Ama bugün telafi ettik buluştuk. Gayet hoş, efendi ve kendi halinde biri. Beklentilerin üstünde, ama daha öncede dediğim gibi sevgilisi var. Çok efendi çok, böyle insancıl biri. Melek gibi adam vallahi. Hatta bi ara gerçek mi lan bu diye özellikle dikkat ettim gerçekti. Hiç öyle kasıntı, götü kalkık falan değil. Kara kaşlı, kara gözlü, kirli sakallı, siyah saçlı ve güleç yüzlü. Gözlerinin içinde de yıldızlar falan var, böyle yanıp sönen cinsten. Boyu uzun ama hiç de helak olacak kadar değil. Seside çok hoş lan, böyle sus o konuşsun sende bi kenara kıvrıl yat. Ama nedense susamadım. Dilimi tutamadım, konuştumda konuştum. Sanki kafama silah dayamışlar da "konuş lan köpekkk" diyorlarmış gibi bülbül gibi şakıyıp durdum. Onun konuşmasına herhalde anca 1-2 defa izin verdim. Onun dışında gıkını bile çıkarmasına izin vermedim.
Bilmem böyle tuhaf bişi oldu bana. Güya bi yerde oturup konuşalım falan dedik ama konuşamadık. Çünkü sadece ben konuştum. Lanet olsun ki çeneme hakim olamadım yine. Bi ara bol bol saçmaladığımı farkedince sustum, ama iş işten geçmişti. Böyle şimdi eve gelince farkettim bende bi tuhaflık falan var. Böyle yüzüm yanıyor resmen. Dişlerim vuruyor birbirine. Vücudumda bi titreme var lan. Miğdem gurulduyo ama açlıktan değil. Alla alla diyorum acaba adam gerçekten var mıydı? Biriyle buluştum mu? yoksa kafayı yedim, bunlar ilk belirtiler mi? Yoksa ben kendi kendime hayal falan mı kurdum.

Ama yok lan vardı gerçekten. Çünkü dokundum, hatta bi ara eve dönerken arabada elimi tutunca bende dayanamadım uzandım öptüm. Tutamadım kendimi. Lanet olsun bana. Sadece o olsa neyse yine konuşmaya başladım. Ahh ben şu dilimi koparıyım saçmalamaktan bi an önce kurtulayım, ahh ahhh ben artık büyüyüp dilime söz geçirebileyim. Az önce de eve girince aradı ama "bi daha rahatsız edemeyeceğini ve bu yüzden kusura bakmamamı" söyledi. "Allam ne kusuru lan?? sen değil, ben kusurluyum" dememek için kendimi zor tuttum. Gerçi bişiler saçmaladım ama ne dediğimi bilmiyorum bile. Belki de gerçekten "kusurlu olan sen değil, benim" demişimdir. Yani sadece konuştuğumu hatırlıyorum o kadar.

Şu an çok tuhafım lan, sanki beynim yok, sanki vucudum falan yok, sanki balkondan kendimi aşşağı bıraksam, kanat çırparak gökyüzüne çıkar dolanır da gelirim. Öyle hafif mafif hissediyorum kendimi. Bide "hiç aşık oldun mu?" diye sormuştu "yok" dedim. Lan acaba aşık falan mı oldum? acaba bana başka bi haller mi oldu. Töbe allam sen aklıma mukayet ol. En iyisi uzun bi ara vermek, yoksa kafayı yerim lan, sürekli onun hakkında yazmaya kalkışırım. Bak bu satırları yazdım hiç ne yazdığımdan bile haberim yok. Burda kesip ne yazdığıma bakıyım da yayınlıyım. Sizde kendinize iyi bakın. Uzun bi soluk olacak, toparlanayım biraz. Allam sana sesleniyorum; ne işler çeviriyorsun yine, ne yaptın bana.

11 yorum:

http://proscane-scane-scan--scane.blogspot.com/ dedi ki...

Müdahale etmek istiyorum bu duruma hayat erkegi..
senin resmen sevesin gelmiş! :O
ama sevme... malum biliyorsun sevmeye gelmiyor ki kimsecikler..
sewgilicik kıvamını bir doz aşıyorsun ki, lanet şeyler vuruyor yüzüne.. bi yanda rüzgar ters esiyor sanki...
sen, ben , o, biz derken anlamadan olayı kalbin kırılmış oluyor çoktan..
aman diyorum... :)

AltınDişliHayriye dedi ki...

aşk için ölmeli aşk o zaman aşk.

Telekinesis dedi ki...

noldu be olm sana

deepblueeagle dedi ki...

sevmekten güzel şey var mı.
ama anlattığın durumda unut hemen :)

aikon dedi ki...

Kaç kurtar kendini..hızlı koş

Yiğit Tan dedi ki...

Sev... Hiç durmaksızın sev... Sevmeye devam et!..

vA_niLLa dedi ki...

Geçer...

Hayal dedi ki...

bende aşık olmak istiyorum ama sevgilisi olmayan birine..benim sevgilisi olabileceğim birine..hatta sevgilisi değil yalnızca..herşeyi oşabilceğim birine..ah ahh..

MERY DAIMON dedi ki...

=D

Miss maria dedi ki...

Sevv deli gibi sevv ama sevil karşılıklı olsun olum yoksa fena dağıtırsın
Sev..
SEvil...
Seviş...
<3 ayy Her şey istediğin gibi olsunn kuzum :)

Hayat_Erkegi dedi ki...

@pross haklısın sevesim gelmişti ama sanırım geçti =)

@Altındişliçingene =))) manyaksın olm sen

@Telekinesis bişi olmadı, daha doğrusu olmuştu geçti, sen naaapan panpa =))

@aikon bu yazıyı gece ondan ayrıldıktan hemen sonra yazmıştım. Sabah uyandığımda sıçarken unuttum

@Yiğit resmen elime almış sevecek adam arıyorum

@Vanilla sen haklı çıktım olm. Geçti bile

@Hayal öyle birini bulmanı, canı gönülden ümit ediyorum

@Mary =))

@Maria olmuyor, ama yine de inşallah diyelim kuzu