Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

28 Ekim 2010

Alırım anahtarını maykk

Bu arada ha yazdım, ha yazıcam diye diye, yeni eve taşınalı 2 hafta oldu. Evi nihayet tuttum, ama cebimde beş kuruş para kalmadı. Hatta  doğalgaz için bile iş yerinden avans çekmek zorunda kaldım. Zaten aldığım maaşla günlük yaşayan biri olduğum için, öyle kenara fazla para biriktiremedim ve anca 2bin tl toplayabilmiştim. Onuda bu yeni evi tutmak için harcadım gitti. Neyse işte dediğim gibi, para kalmadı. Doğalgaz aboneliğini bile anca yaptım, güya bugün gelip açacaklardı ama gelmediler saolsunlar. Zaten dün İGDAŞ binasına girdim girmez olaydım. 2 saatte anca çıkabildim. Her gelen, yanında komşusunu, tanıdığını, arkadaşını eşini dostunu almış gelmiş. Sanki dersin doğalgaz aboneliği açmaya değil, düğüne falan gelmişler. Bi tek ben tek başıma gitmiştim.  Benim gibi tek başına gelen hiç kimse yoktu. Herkes sırası gelince, yanındakini çimdikleyerek "hadi sıra bize geldi" diye çocuksu bir mutlulukla arkadaşının kafasının etini yiyerek gişeye gidip işlemlerini yaptırıyodu.

Neyse dün böyle başladı, sonrada işe gittim. Zaten benim bi tek doğal gaz aboneliğini başlatmam gerek, onun dışındakiler ev sahibimin dediğine göre elektrik, su falan eski kiracının üzerineymiş ve bana "sen yeni abonelik açıp boşuna masraf etme, gelen faturaları öde olsun bitsin" dedi. Bende zaten bu yokluk zamanımda, gelen bu teklife hayır demedim ve içimde havaii fişekler patlarken çok fazla çaktırmadan, melul melul "oluuuurr" dedim. İnternet ise, allah türktelekomun belasını versin diyorum siz anlayın. Zaten eski borcumdan dolayı işlemler benim üzerime değil, nakil için 3-5 gün uğraştım, uğraşmakla bitse tamam diycem, ama güya bağladık dediler hala bi zıkkım yok ve her arayışımda "efendim işlemde görünüyor tamamlanınca biz size döneriz" diyorlar. Orda çalışanların annesi babası suçsuz olduğu için bir şey demek istemiyorum yoksa ana, baba, avrat falan bişiy bırakmaz dümdüz giderdim de neyse işte.

Hadi bunları geçtim, lan evde bi bok yok :)) Sanki elektrik, su eksik olsa diğer her şey var mı? yok lan evde cidden hiç bir şey yok. İşte eve taşındığımda, kırık bi çekyat unutmuşlar ona battaniyemi, yastığı falan attım öyle yatıp kalkıyorum. Hatta sabahları uyandığımda elimde şarap şişem olsa tam şarapçı gibi olcam :)) Mutfakta ise Aldülhamid zamanından kalma bi masa ve yatıp kalktığım oda'da da Menderes zamanından kalma bi masa daha var. Bu masaya kitapları fincanımı laptopumu falan bıraktım öyle bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Perde namına da bi bok yok, hatta mutfak ve salonun camlarını gazeteyle falan kapladım ki evde çıplak gezindiğimde, karşı apartmandakiler oramı buramı görüp rahatsız olmasınlar. Gerçi zaten götüm çok kıllı olduğu için arkadan bakıldığında çıplak olduğumu farketmezler ama, ön tarafım yani pipim öyle değil. Ayın güneşe dönük yüzü gibi pasparlak maşallah...

Ayy neyse bu yokluklarımı falan anlatmıyım, zaten yazdıkça kendimi çok ezik hissettim. Nerdeyse kendi kendime "allah rızası için bi sadaka" diycem. Vazgeçtim yazmaktan. Ama işte anlayın istediğim o teras katına taşındım. İki tarafı balkon, eve hırsız giremiyor, karşı apartmanların içleri falan rahatlıkla dikizlenip, sokaklar falan izlenebiliyor. Yalnız ben böyle en üst katta olduğum için deniz feneri gibi her tarafı görüyorum ama, ev sahibim en altt katta, girişte oturuyor ve ordan doğru dürüst bir şey görülmemesine rağmen pencereden yolumu mu gözlüyor nedir anlamadım, ben apartmana girer girmez şıp diye kapıya dipçik gibi dikiliveriyor. Tabii eli de hiç boş değil. Elinde ya çorba, ya tavuk, ya pilav üstü tavuk, böyle her defasında kapısını açıp elime bir şeyler tutuşturuyor. Bugünde yine çaktırmadan eve geliyim dedim, ama hoppp diye kapıyı açtı ve elime boş damacana tutuşturup "al bu bizde fazla zaten, sende boşuna 10lira verip yenisini alma" dedi. Bazen beni görmesin diye sokağın taa en başından apartmanların en diplerinden, hatta duvarlara sürünerek eve giriyorum. Ama yok kapısından geçerken zırt diye açıveriyor. Sokağa kamera sistemimi döşemiş ne yapmış anlamadım ki.

Bide kadın böyle her defasında elime bir şey tutuşturduğunda bi utanıyorum varya. Allam kendimi iyice ezik hissediyorum. Zaten yaşlı başlı kadın (sanırım yaşı 60 falan) zor yürüyor, bide ben böyle duvarlara sürünerek, ona yakalanmadan bazen sessizce eve ulaştığım zaman, bi bakıyosun yarım saat yada olmadı 1 saat sonra kapı çalıyor elinde bi tas yemek yada olmadı çorba çıka geliyor. Lan kadın, 6 katlı apartmanın o merdivenlerini nasıl çıkıyorsun. Yaşından başından hiç mi utanmıyorsun, bi dur yerinde otur evinde, onca katı çıkarak ne yaptığını sanıyorsun. Lan ben bile bu yaşımla merdivenleri çıkıp eve girdiğimde terliyorum, nefesi götümden alıyorum 60 yaşında yaşlı kadının yaptıklarına bak. Sanki bana meydan okuyor. Lan get evinde otur, bi rahat dur, sen böyle bana gelip giderken azrail gelecek seni yerinde göremeyecek panik yapıp, yanlışlıkla başkasının canını alacak.

Ama yok kadının yerinde durduğu yok. Bu akşam da böyle gizlenerek eve gelmekmiş, kadını atlatmakmış hiiiç dinlemedi bu sefer pilavüstü tavuk getirdi. Bide yetmedi elinde bi küçük halı al bunu ayak altına serersin diyo. Hadi bunu da geçiyim diye bi cümle daha kurcam ama abarttığımı düşüneceksiniz diye,  mutfak için getirdiği perdeden bahsetmiycem. Hadi bunları da geçtim bana demez mi "halıyı şimdi serme, hafta sonu geliyim evin altını siliyimde öyle serersin." Töbe bismillah kadın ne yapıyorsun, ne yapmaya çalışıyorsun anlamadım. Yakında elinde bi yetişkin beziyle kapıya dayanıp "altını bağlıycam" derse hiç şaşırmam. Yemin ederim kadından bıkıcam. Ama kararlıyım yarında saklanarak eve gelicem, eğer yine 6 katı çıkıp elinde bi tabakla kapıma dayanırsa, bundan sonra saklanarak eve girmekten vazgeçip, daha girişte kapısını çalıcam ve kumanyamı alıp öyle çıkıcam. Hayır tüm bunları yalnızlıktan yapıyor diycem ama değil, aynı evde kendi kızı var,  oğlu var. Töbe töbe neyse.

Ama tabii suç bende, eve girerken kadına "anahtarın biri sende dursun teyze, ben yokken bişi olursa ilgilenirsiniz" dedim diye yapıyor bunları. Ama dur bakalım eğer hafta sonu cidden tutup eve temizliğe gelirse, gözünün yaşına bakmadan anahtarını alcam valla :)))
Bu arada allahım nazarlardan korusun, inşallah nice uzun seneler böyle sağlıklı yaşar diyorum.

10 yorum:

8ex-en8 dedi ki...

Hayırlı olsun ;)

Hazel dedi ki...

hayırlı olsun.

Olsun olsun, zamanla maddi durumun da toparlar kendini.

teyzeye kurban ol sen :)) daha ne istiyorsun işte.tamam belki bir süre sonra utanırsın falan ama almamak daha büyük bir ayıp.Belli ki seni çocuğu yerine koyuyor belki ilgilenecek birşey arıyor.

EzoNe dedi ki...

Böyle ev sahibesi şamda zerdali vallahi :))

kremkaramel dedi ki...

buldu da bunuyor melek gibi kadını deli:)

Serhat dedi ki...

vay be süper bir ev sahibesiyle karşı karşıyasın. dua et yat kalk :D

VaniLLa dedi ki...

Ben bayıldım ev sahibine :)
Ama sıkılman normal. 5 defa yaparsın 10 defa yaparsın, sonra burana kadar gelir. Anahtarı elinden al derim ben...

Adsız dedi ki...

bence de ne güzel ev sahibin yahu! çocuklarındann saymış seni keşke benimki de öyle olsa :) hayırlı olsun, hep mutlu ol emi! ;))

selçuk dedi ki...

al bence o anahtarları .

aikon dedi ki...

Haa ha çok güldüm yaa ; benim annemde üst kattaki öğrenci çocuklara yapıyordu bunları ,,birgün kapıyı açmadılar anneme annem geldi içerdeler biliyorum deyip dedektif gibi beklemişti. Sende öğrenci oldun kızım yazıktır diyip habire bişiler götürdü ,,ama en sonunda bezdirdi çocukları anlıyorum seni.Ama öğrenci arkadaşlar giderken anneme kocaman bir buket çiçek yaptırmışlardı çok ağlamıştı.Aslında güzel şeyler bunlar yaa..bence değerini bil bırak yemeği filan demekki teyze iyi biri..Anahtarını al bence ,,neden ilerde meraklanır evini neyini karıştırır..sen sevgilinle iken pattan gelir filan fena olur.Anahtarı ver deme ama.Anahtarımı kaybettim de bir bahane ile al.Yazık üzülür sonra.

Hayat_Erkegi dedi ki...

@8en
@Hazel
@Ezone
@Kremkaramel
@Serhat
@Vanilla
@Adsız
@Aikon

Saolun arkadaşlar :) Böyle ev sahibi darısı başınıza diyim de görün siz :))

@Selçuk :) valla alacak gibi değilim, ama çok sıkarsa @aikon'un dediğinden yapıcam :)