Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

20 Eylül 2010

Tuhaf bi çocuktum, cücüğümü kestirmek için can atıyordum.

Geçen bi moda blogunda, erkeklerin etek giymesi konusu işlenmişti. İşte renkli renkli etekler, fırfırlı etekler, iskoç tarzı falanda en bolundan kullanılmıştı. Sonuç olarak da, erkeklerin etek giyme konusu nerdeyse bilimsel olarak ele alınmış ve bu çok normaldirinden, gibi bir şey denilmeye çalışılıyordu. Hah işte konuyu nihayet bağlayabileceğim bir kaç cümle kurabilmişken size anlatacaklarıma geçiyim.

Şimdi ben anne baba ortak yapımı olarak, küçük taşşaklı, koca yarraklı oğlan çocuğu olarak dünyaya geldim. EE tabi bu çohh güzel bişi olduğundan ve aile ilerde ibne olacağımı bilmediğinden çohh sevinmiştir diye tahmin ediyorum. Neyse ailede para yok pul yok, ama ben bi şekilde büyümenin yollarını bulup sünnetlik çağları aşıyorum. Ben aşıp geliyorum ama, aile bi türlü sünnet ettirmiyor. Neyse işte ben de büyümüşüm, eşşeğin siki kadar olmuşum. Tamam lan yaşımı söylüyorum gelmişim 10 yaşlarına falan. Artık sikim kalkıyor, mahalledeki kızların oyuncak bebeklerini çalıp, bizim çatıda tecavüz ediyorum. Hatta bazen o çocuk halimle öyle bi aşka geliyorum ki, çaldığım bebeklerin bacaklarını kırıyorum, sonrada ata bindirir gibi pipime bindirip çatının içinde gezdiriyorum. O yaşta sikim kalkıyo, ama zerre kadar spermden eser yok. Böyle sikimin kalkıklığıyla çatıda koşturuyorum. Allam neler anlatıyorum ben böyle. Dur konuyu değiştiriciiiim. Çünkü konu bu değildi. Ama asıl konu dağıldı ve nasıl geçiciiimi bilmiyorum.

hah deyip konuya giriyim bakalım olacak mı? Neyse ben büyüdüm falan, ama doğal olarak sikimde benle büyüdü serpildi. Bizimkilerden ses seda yok. Ayda bir defa sünnetçi mahalleye geliyor, ben de ciğerim ağzımda korkuyla kaçıyorum falan. Oysa sünnetçi bize gelmiyorki, işte bilmem kimin piçini sünnet edip gidecek. Neyse işte sünnetçi her geldiğinde böyle devam ediyor, ama bizimkilerden sünnet edelim havalarından ses yok. Lan bide sünnet olanlar böyle anlatıyorlar işte hiç acımadı, hiç ağlamadım falan, ben zamanla  nasıl kıskanmaya başladım varya. Böyle onlar anlattığı zaman tutup siklerini koparasım geliyodu. Artık şimdi sikimi kestirme hevesim yok, ama o yaşda kulaktan kulağa sünnet maceraları anlatılınca ben hep kestirme hayalleri kurardım ''Allam demek hiç acımıycak, hımmm iyi güzel de niye kestirmiyorlar benimkini'' diye kendi kendime soruyordum. Neyse ben de bilmiyorum ki bizimkilerde zırnık yok, o yüzden kestirmiyorlar. Zaten bizimkilerde para olsa, daha o yaşımda tutup kökten kestirecekler.

Gel zaman git zaman baktım olacağı yok, bi gün 6 çocuklu bi  ailenin evine sünnetçi geldi. Çocuklardan biri yalnızca kız, diğerleri erkek çocuk. Aile dediğimde işte anne baba tavşan gibiler zaten hiç durmuyorlar. Her  9 ay 10 günde bir, kesin olarak 1 çocuk peydahlıyorlar. Biz daha o yaşımızda çocuklarla dalga geçip ''babana söyle ananı az siksin'' derdik. Bide ''olum aile futbol takımı mı kurucaksınız'' diye dalga geçerdik. Allam sen affeyle bak, şimdi çocukları kırdığımızı farkettim. Neyse işte, ışığı görüp gelen çocukların 5 i erkek olunca, aile bunları tek tek sünnet etmeyip, böyle üst üste biriktirip,  toplu katliama karar vermişler. Çocuklarda da hiç korku yok. Ammına koyım sünnet çocuğu olcaz diye sevinçten takla atıyorlardı. Bende bunların hallerini görüp daha bir kıskanıyorum.

Neyse işte sünnetçi gelince çocuklar eve alındı, biz diğer çocuklarla bahçede toz toprağın içinde oynuyoruz. Sonra dayanamadım kalktım merdivenleri çıktım, eve girince de, direkt olarak sünnetçinin yanına gidip ''bende sünnet olmak istiyorum'' dedim. Allam o anda, orda olan herkes güldü bana, ev sahibi gülerek beni tuttu kenara çekti ''tamam bekle'' dedi. Öyle sanki yemek yiycez gibi normal karşılayaraktan orda kenarda bekliyorum. Sonra evin çocukları sünnet oldu, hoop beni aldılar. Gittim sıyırdım attım pantolonu, sanki her gün sünnet oluyormuş gibi heyecansızdım, ama birazcık korku var tabii. Neyse ben yastığa oturdum, açtım bacakları, sünnetçi gözlerini kapa dedi, kapadım aldı elledi melledi sonra bi ''ağğhhh''  dedim, ama hiç açmıyorum gözleri, baksam kesin ölürüm falan. Meğer işte cücüğümü uyuşturmuşlar ben aç denilinceye kadarda açmayınca olayı bitirmişler. Sonra bitti dediler gözlerimi bi açtım ki ablam karşımda.

Meğer ev sahibi anlamış bizimkiler parasızlıktan sünnet ettiremiyorlar, benimde cücük kesme sevdamı görünce gitmiş bizimkilerle konuşmuş ve az bi paraya sünnet ettireceğini söylemiş. Bizimkilerde benim cücüğümü ne yapıp edip kestireceğimi anlayınca ses etmemişler. Neyse işte sünnet oldum, ayağa kalkmaya çalışıyorum falan derken, ablam eteği verdi. Etek ayaklardan giymeli değilde, böyle tutup beline sarıyorsun, sonrada iki tarafından uzanan köşelerini birbirine bağlıyorsun öyle bi etekdi. Ama giyinince çok hoşuma gitti. O etekle 2 hafta falan dolandım. Ayy iyikide etek giymiştim, bazen cücüğüm böyle orama burama yapışıyordu ben çığlık çığlığa ablamı çağırıyordum, allam ne pis bi sünnetçilik var mış o zamanlar. Bide ablam kahkaha atarak su falan getirip  döküyordu, öfff ama yapıştığı zaman çok ağrıyodu lan. Iyyy ama o iltihaplı pis hali aklıma geldikçe hala miğdem bulanıyor.


Neyse işte konu etek giymekdi ya, eteği sevmiştim, hatta mahallede dolanırken kadınlar falan görüp ''ayy çok tatlı olmuşsun'' diyorlardı. Bende ciddi ciddi sevmiştim, hatta eteğin rengine göre kazağım vardı bi tek onu giyinirdim. İkisi birbirine yakışıyordu. Kazağım siyah, eteğim siyah, ben siyah kara kuru bi çocuk, böyle kömür tanesi gibi akşama kadar sokaklarda dolanıp duruyordum. Tuhaf bi dönemdi, eteği sevmiştim ama, o yaşımdayken kadınların ne demek istediğini hiç anlamamıştım. Şimdi bakıyorumda kaltaklar benim ilerde ibne olacağımı, daha o yaşta biliyorlarmış.

14 yorum:

tunalızade gürkan efendi dedi ki...

haha süper lan, şu an yerlerde hopluyorum, altıma kaçırdım desem yalan olmaz, ne sikimsonik bi yazı. bayıldım bittim aha!

Hayat_Erkegi dedi ki...

^_^

x-coach dedi ki...

karıncalandım.

Adsız dedi ki...

aahahahahahahahahahahah okurken, karnıma gülmekten ağrılar girdi

Yiğit Tan dedi ki...

Süpersin yaa. Soluksuz okutuyorsun kendini. Bayılıyorum yazılarına.

Hayat_Erkegi dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Modafobik dedi ki...

Ahahah o moda blogu ben miyim bu biiir?
İkincisi de etek giy, abi desinler abicim. Ellerine sağlık, sünnetimi 1 yaşında olmuşum hatırlamıyorum, bir sünnet anım bile yok :'/ Bu yazınla duygulandım!

Hayat_Erkegi dedi ki...

@modafobik yes beyb senin blogdu ^_^ fırsat buldukça girip okuyorum, çok hoşsun, ayyy pardon çok hoş yazılıyorsun, ayyyyy çok pardon çok hoş yazıyosun diycektim ^_^

He bu yaşta etek giyersem giyerimde o göt yok bende. Yani giydin mi eteği doldurman lazım, ben ise kara kuru bişiyim. Etek ikide bir düşer, elimle tutup gezinenmem ya :Pp

ayy negzel işte, demek babanda para bok gibi, bak daha ilk yaşında ucundan kestirivermiş. Lan biz parasızlıktan hatıralar yapıyoruz. Bizimkilerde para olsa, benimkini daha doğduğum gibi kökten kestirilerdi de neyse ^^

Höffff dünyaya bak be, parası olanların anıları olmuyor saghghdsghdsgdgdsghdgdsfasf :D

Modafobik dedi ki...

Harbi karizma gitmiş yav ahahah :D
Alttan alttan vur lafları tabi, hatta lafı bile var "tabisi" Abiye stayla.
Teşekkür ettim güzel iltiatlar için ^^

homeless dedi ki...

valla o etek olayina ben sicak bakiyorum... siyah etek uzerine beyaz gomlek
Marc J tarzi
ocak ayinda gelicem istanbul a biraz zor olur o etegi giymek ama yazin istanbul da gorurseniz birini bilin ki o benim

Hayat_Erkegi dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
x-coach dedi ki...

eteğim gri penyeden olmalı. içine de iç çamaşırı giymemeliyim.
karşıdan seninki kadar dikkat çeker mi, bilmiyorum ama :P

Hayat_Erkegi dedi ki...

@x-coach gri etek, liseli eteği değil mi lan? Ayyy çok gıcık :Pp

x-coach dedi ki...

penye diyorum.

gri eşofman penyesi var ya.